Arşiv

5. Vagon

Dünkü yazıya ek birkaç açıklayıcı koymak istedim. Kafada gezen yüzlerce teoriye girmeyeceğimi belirtmiştim; o konuda fikrim sabit. Ancak temel tereddüt yaratan birinci negatif teoriye de hiç yer vermemiş olmamın beni eksik bırakacağını fark ettim. 

Üstte gördüğünüz resimlerden ilki sağ göze ait (OD sağ göz) kornea topografisi (bu ay içerisinde çektirilmis).  İkinci olan ise operasyondan bir ay sonra yapılan kontrolün makine sonuçları. 

Beni rahatsız eden kısım ikinci resimde sağ gözün axisleri bölümünde üst kısmın 30 derece olurken cyl kısmının 15 derece göstermesi. Sol göz görüldüğü üzere iki tarafta da sabit 165 derece çıkmış. İnternette de rastladığım örneklerde genelde bu değerlerin aynı ya da çok yakın olduklarını gözlemledim. 

Benim operasyon öncesi sağ gözümün cylsi 10 derece, sol gözümün ise 170 derece idi. Kornea topografisine göre bu değerler sabit duruyor. Gözde astigmat oluşturabilen iki kısım olduğunu öğrendim; mercek ve kornea astigmatları. 

Benim çıkardığım sonuç (doktorlardan dinlediklerimden de yola çıkarak) mercekteki 2.10 görülen astigmatın korneada ters yönlü bir halinin yaratılarak astigmatın nötrlenmeye çalışıldığı. 

Fakat sağ gözdeki 10(2.resimdeki makineye göre 15) derece astigmatın 30 derece (20 dereceden 40 dereceye kadar oynayabiliyor) başka bir astigmatla düzeltilmesinde oluşan aks farkı acaba bendeki ideali kaçıran durumu oluşturan hata mıdır? 

Yani benim elimle şakağımı yukarı ittirdiğimde nötrlediğim şey 0.50 astigmat değil de bu aradaki axis farkından gelen tuhaflık mıdır? Üstelik böyle bir durum söz konusuysa (yani iki ayrı aksta farklı astigmatlar) durum op öncesine göre daha tedaviye kapalı oluyor. 

Operasyon esnasında göz sabitleştiriciyi  sağ göze ikinci kez takmak zorunda kalınmış olması (oradaki asistan kız ikincide akslere yeterince dikkat etmemiş olabilir mi?) ve/veya yatar pozisyonda sağ gözün biraz oynamış olması (eye tracker olmaması hususunda internette de dikkat çekilmiş bir hata durumu) bu axis farklılığına yol açmış olabilir mi? 

Makine çıktılarında iki gözde de cyl kısmı geçtiğimiz aylarda artış gösterdi 1-1.5 arası dolaştı. Ancak aktif görme testlerinde ise 0.25-0.75 arası astigmat bulgusuna karar verdi doktorlar. Keza axisler de 20den 40a kadar değişti doktoruna göre (ama hiçbir zaman 10-15 derece seviyesine inmedi.) 

Bu teoriyi zorlaştırdığına inandığım dayanak noktalarından biri benim axisleri aynı olan sol gözümün şakağına hafif baskı uyguladığımda arzuladığım sabitleşmeye ulaştığımı düşünmem. Sağ gözdeki 15 derecelik axisten kaynaklı durumu sol gözün pozisyonunu el yordamıyla etkileyerek binoküler görmeyi ideal noktaya getirebiliyor olmak mantıken zor bir ihtimal geliyor. Diğer gözün açısını öyle doğru açıyla oynatıyorsun ki sağdaki aks problemini çözüyorsun? Zor bir shot olmalı. 

Gözlüğün daha net bir görüntü sunduğu kesin ama belki ufak numara farkından belki de gerçekten bu aks durumundan ötürü o şakağa baskı (ya da alnın ortasını mandalla tutar gibi ) yapınca oluşan daha sabit ve kompakt durumla aynı şeyi çözmüyor gibi. 

Neyse bu benim birincil negatif teorimi olabildiğince kısa ve bir sürü ek detayı kenarda bırakarak anlatma şeklimdi. Eksik kalmamak için yazdım. 

Son olarak dünkü yazının iç mahkeme kısmına bir veri daha ekleme gereği duydum. Göz muayenesi talep etme nedenim bilgisayar vb bakmaya çalıştığımda özellikle sol gözde lensin artık kuruyup benim bir şeye konsantre olmamı çok zor hale getirmesiydi. Yani sıfırdan alınan bir randevu söz konusu değildi. Ben artık en azından iş yaparken belki de gözlüklü bir insan olmam gerektiğini düşünüyordum. Daha kaliteli lens seçimi, göz damlası gibi seçenekler aklıma bile gelmedi. Ben gözlüğe hazırım dedim; annem çizdirmeyi tekrar gündeme getirdi. 

15 yıldır lens kullanan ben gözlüğü denesem eninde sonunda ben de yok çizdireyim mi derdim? İmkansız değil. Fikrim o yönde değildi ama bende her fikir her an dalga bulabilir. Belki de bir gün evet derdim. Anneme göre ben ön araştırma yapsam asla kalkışacak insan değildim. Olabilir. Ben şöyle yumuşatayım; ben kendim düşünüp; araştırma yapıp karar versem en azından çok daha hazırlıklı, torik lensleri 2.5 gün önceden değil de ne olur ne olmaz diyerek en az 1 hafta önceden çıkarıp; sonradan bende şüphe tohumu yaratacak durumları maksimum oranda eleyerek bu süreci başlatırdım. 

Çok zor be arkadaş. Çözümü olmayan şeyler var. Her ipi tutmaya çalışırken bazen bir ipi komple bırakıyorsun. 

Ama tüm bunlardan öte; benim göz harici kafayı kırmamı başlatan ne oldu biliyor musunuz? Hayat yolunda ilerledikçe her işin, ama her işin eksik veya hataya açık yapıldığını fark etmem. Benim görüşüme göre dünyada hiçbir iş gerçekten yapılması gerektiği gibi muntazam yapılmıyor. Sürekli bir lotarya çekiyoruz. Onu farkettiğimden beri genelde izliyorum; arada oyuna girince de pişman oluyorum. Evet mükemmel belki de sadece bir ütopyadır ama olması gerekenden de o kadar uzak hallediliyor ki her şey; benim için yaşamak kolay olmuyor :) 

Hiç yorum yok: