Arşiv

insan ne ile, ne için yaşar?

İçimdeki o boşluktur esas olan. 

Saatlerce yalnızlık dokuyup bir saniyede sildiğim sayfalar değil. 

Bir dünya akşamını tek bir ışık sızmasında yaşamayı bırakan yalnızlığım 


Duygular, düşünce ve inançlarımıza biçtiğimiz etiketlerdir. İnançlar ve düşünceleri arzular; arzuları hayaller belirler. Gerçek çok daha basit, içi boş ve yalnızdır. 


insan ne ile, ne için yaşar? 


düşüncelerimizin prangaları bizi özgürlükten alıkoyuyor. insan olduğu insanın esiri. hiçbir düşünceyi tamamen gömemiyorsun. yaşamda başına gelenler, seni olduran şeyler; seni belirliyor. ve sen tüm taşlarını varolmaktan ileri gelen hapishanende bir resim, ya da dışarıya açılan bir tünel düşüyle yaşıyorsun. 


görmek. duymak. dokunmak. tatmak. solumak. oyunun sana sunduğu kanallar. senin kanallara verdiğin öncelikler. hayatın taşları. kapkaranlık bir gecede eski bir resimden ibaretsin. eğer yaşamak biraz da hatırlamaksa. 


düşüncelerimde dolaşıyorum. düşlerimde görüyorum. 

annem dut ağacından inmem gerektiğini; yemek vaktinin geldiğini söylüyor. duyuyorum. 

hiç yaşanmamış bir anın bayram sofrasında bir çift göze bakıp sıcak çaya dokunuyorum. 

silivride denizin dibinden suya inen güneş ışınlarını izlerken soluğum bende saklı. kokusuz bir özgürlüğü yaşarken tünellerimde geziniyorum fark etmeden. 

sıcak başka bir dile dokunurken masadaki çerezlerin tadı geliyor ağzıma.


bir hiyerarşi yazıyorum. kralı benim belirlediğimi sanarken onu düşüremediğimi anlıyorum. 


bir karanlık hücreden denize, geçmişe bakıyorum. gelecek için bir ses.. tünellerden bir ses. 


her şeyin hiçbir şeye bu kadar yakın olduğunu hissetmek hem zorluyor beni; hem de özgürleştiriyor. 




Hiç yorum yok: